BU YALANCININ MUMU SABAHA KADAR YANAR!

Bu yalancinin

Emperyalizm, “Üçüncü Dünya Savaşı”nı başlattı.

Rus donanması Akdeniz’de tatbikat yapıyor, Akdeniz’i tehlikeli ilan ettiler.

Türkiye, NATO’dan iyi bir kazık yedi; haklı olarak yeni ittifaklar peşindedir.

Kuvayı Milliye çizgisini izleyenler ise ayakta, “İkinci Kurtuluş Savaşı”nı kazanmanın derdindedir.

Kırılgan ekonominin birinci derecedeki sorumlusu kuşkusuz iktidardır; emperyalizm ise bu durumu iyi değerlendiriyor ve dolar ile Türkiye’yi çökertmeye çabalıyor.

Bu gerçeği gözardı ederek olayları analiz edemeyiz!

Doğal olarak da zamlar arka arkaya geliyor, hayatın daha da çekilmez hale geleceği gün gibi görülüyor.

Tabloyu acıklı yapan:

Yoksul ailelerin çocukları, askerlik hizmetini al bayrağa sarılı olarak bitiriyorlar.

Diğerleri bedelli zaten!

Bu toprakların bedelini ödeyen atalarımız ise mezarlarında dönüyor!..

***

İç cephede birliği sağlamadan, bozguncuları ve işbirlikçileri susturmadan, bu badireyi atlatmak kolay değil.

Tam da bu noktada muhalefete iş düşüyor.

Atatürk’ün koltuğunda oturan adam ise bakın nelerle uğraşıyor:

Küskün CHP seçmeni seçimi boykot edeceğine gitsin doğrudan AKP’ye oy versin” diyor.

Rejim değişikliği, laikliğin elden gitmesi, tek adam rejimi, şeriatın gelmesi vb. gibi argümanları geçmiş seçimlerde hoyratça kullanan bu zavallı; Cumhuriyetin niteliklerine yürekten bağlı seçmenleri korkutup, Y-CHP’ye oy vermelerini belli ölçüde sağladığı için, şimdi duygu sömürüsü yapıyor.

Halbuki, bir CHP seçmeni, doğrudan AKP’ye oy verirse AKP’nin oyları artar; seçimi boykot ederse AKP’nin oyları artmaz, ne kadarsa öyle kalırlar ve boykot eden AKP’ye oy vermiş sayılmaz…

Bu basit gerçeği tehdite çevirip, önümüze koyan bu adam, bize önderlik yapıp, doğru yolu gösterebilir mi?

***

Ayrıca, Kemal Kılıçdaroğlu’nun (KK) başında bulunduğu Y-CHP, gerçek CHP değil ki!

Tam bağımsızlıktan yana, emperyalizme karşı, Atatürk ilke ve devrimlerini tavizsiz savunuyor mu?

Hayır.

O zaman iyi ki de iktidara gelemedi diyenler haklı.

Kazara gelseydi zaten, ekonominin başına yine Kemal Derviş’i getireceğini ilan etmişti.

Derviş’in sağ kolu (1) MYK üyesi Faik Öztrak halen parti sözcüsü değil mi?

Uzatmayalım; Y-CHP’nin tercihi, ABD ve AB’dir.

Bu kadarı bile boykot için yeterlidir…

PKK ve FETÖ’yü ordusuna dahil eden ABD ile aynı safta olmak, düşman tarafında kalmak değil midir?

Emperyalizmi ilk defa yenen bir halkın partisinin düşürüldüğü duruma bakar mısınız?

Y-CHP’ye oy veren milyonlar, başka seçenek olmadığı için, kerhen CHP’ye oy verdiklerini söylemiyor mu?..

Yalanlarınız ve tehditleriniz batsın sizin…

***

Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları ile dengesi iyice sarsılan KK, genel başkanlığa adaylığını açıklayan Muharrem İnce için:

Delegeyi arayıp kendisi için imza isteyenden CHP’ye genel başkan olmaz” demiş.

Pişkinliğin bu kadarı da fazla.

Seçimli kurultaylarda sanki kendisi delegeyi arayıp imza istemiyordu?

Yalan konuşan bir adamdan lider olur mu?

Muharrem İnce, KK’ya cevaben:

66 gün sonra seçim sonuçlarını değerlendirmek için PM toplantısı yapıldı. Bu toplantıya cumhurbaşkanı adayını davet etmemek sorun, toplantıda yalan söylemek ayrı sorun” diyerek KK’yı yalan konuşmakla itham etti.

İnce, yalan söylüyorsa sorumlusu zaten KK’dır, zira onu Türkiye’yi yönetecek adam olarak seçmenin önüne koyan kendisidir.

KK, yalan konuşan birini cumhurbaşkanı adayı gösterdiği için utanmalıdır; bu kadar yetmez tabii, seçmenden özür dileyip istifa da etmesi gerekir.

Onurlu insana yakışan davranış budur…

İnce doğruyu söylüyorsa eğer:

O zaman yalan söyleyen KK’dır.

Yıllarca “Yalancıdan başbakan olmaz” sözünü ağzında sakız gibi çiğneyen KK’ya yalan konuşmak yakışıyor mu?

***

KK:

Bu koltukta ilelebet oturmayacağım. 24 Haziran’dan sonra bırakmayı düşünüyordum. Sayın İnce’yi cumhurbaşkanı adayı gösterirken de benden sonra o genel başkan olur diye düşündüm. Ancak sonrasında yapılanlar güven verecek şeyler değil” dedi.

Bu sözlerine açıklık getirmek zorundadır.

İnce, güven sarsıcı ne yaptı?

KK, 24 Haziran’dan sonra genel başkanlığı bırakmayı düşündüğüne göre, başarısız olduğunuzu da kabul ediyor demektir.

Bulunmaz Hint kumaşı olmadığını dünya alem biliyor zaten.

AKP iktidarının sürekliliği; onun bilgi, birikim, cesaret, inanç, ideoloji ve zeka fukaralığınızdan kaynaklanıyor.

Tutarsız ve ilkesiz olduğuna yüzlerce örnek sayabilirim.

Tek başarısı, dürüst ve samimi partilileri aldatmak olmuştur…

***

KK, başarısızlığının tartışılmasını ötelemek için “Yerel seçimlere odaklanalım” savunmasına sarılıyor.

Yerel seçimlerle sanki iktidar değişikliği olacakmış gibi halkı aldatmaya devam ediyor hazret.

Onun tek derdi; CHP’li belediyelerde konuşlanmış kurultay delegelerinin yerlerini korumasıdır.

Ancak bu şekilde koltuğunu garanti altına alabiliyor.

KK’yı destekleyen kurultay delegeleri, zaten KK’nın desteği ile delege seçilmişlerdir.

Al gülüm ver gülüm gibi bir döngü yaşatıyorlar bize.

KK delegeleri seçiyor, delegeler KK’yı…

***

Yerel seçimlerde Y-CHP adayları başarısız olursa, KK’nın istifa etmeyeceğine kalıbımı basarım.

Bu yüzsüzler, “başarı”nın yeni bir tarifini yapıp görevlerine devam edecekler:

Anlamlı oy kaybetmedik” diyecekler.

Bu seçimin asıl kaybedeni AKP’dir” de diyebilirler…

Demediler mi?…

Siyasette başarı; seçimi kazanmak, iktidar olmaktır.

Seçimi kazananı, kaybetmiş gibi göstermek ise; soytarılıktır, seçmene saygısızlıktır, hadsizliktir, en hafif tabiri ile terbiyesizliktir…

***

Peki, bu delege yapısı ile KK’yı genel başkanlıktan indirmek mümkün müdür?

Elbette ki, değildir.

Başka seçenekler üzerinde düşünmek gerekir!

CHP’nin kurultay delegeleri içerisinde kendi ayakları üzerinde durabilen; bir meslek ve iş sahibi olanların sayısı son derece azdır.

Delegenin çoğunluğu KK’ya midesinden bağlıdırlar.

Çoğunluğu CHP’li belediyelerden ve genel merkezden nemalanıyorlar.

Danışman” ve “belediye meclisi üyesi” olarak istihdam edilmişlerdir.

Yurt sevgisi, toprak bütünlüğümüzün tehlikeye girmesi, terör, Atatürk İlkeleri, Cumhuriyetin nitelikleri, evrensel değerler ve halkın yaşadıkları umurlarında bile değildir.

Bunlar küçük çıkarları uğruna memleketin anasını ağlatırlar…

Bu nedenle de KK’ya karşı eyleme geçemezler.

Çünkü işlerini kaybetmeyi göze alamazlar.

O bakımdan KK’ya kul ve köledirler, KK da onlara tabii…

Cemil Can

DİPNOT:

(1) https://www.aydinlik.com.tr/faik-oztrak-gucunu-nereden-aliyor-turkiye-agustos-2018

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir