PKK/PYD/YPG’YE “AF”!..

1034358351

20 bin TIR silahı PKK/PYD’ye veren, 60 bin kişilik ordu kurup eğitimlerini hemen hemen tamamlayan Trump’ın, Suriye’den çekilme kararını çok önemsiyorum.

ABD’nin sözünü tutan bir devlet olmadığını yakın geçmişten çok iyi biliyordum.

Defalarca söz verdiği halde, kara gücü PKK/PYD’yi Fırat’ın doğusuna çekmedi.

IŞİD ile mücadele bittiğinde YPG’ye verdiği silahları toplayacağını taahhüt etmişti.

Bu taahhüdünü de tutmayacağını söyleyenler haksız değil.

Daha yeni Reuters’e konuşan ve isimleri gizli tutulan üç Amerikalı yetkili, silahların geri alınmaması için Pentagon’a tavsiyede bulunduklarını açıkladılar…

ABD’nin, Suriye sınırına yakın Malikkiye ilçesindeki silah deposunu boşaltıp, Irak’a taşımasını da ihtiyatla karşılamak gerekir.

Zira YPG’ye verilen silahlar, bu depodan dağıtılıyordu…

***

Bu gelişmeler karşısında Suriye’den çıkma kararını “taktik” bir hamle olarak değerlendirmek, çok da yanlış olmayacaktır.

Nitekim çekilen ABD kuvvetleri, Amerika’ya değil, Irak’taki üslerine döndüler.

Irak hükümeti onları davet mi etti?

Hayır…

Trump hükümeti ile ABD derin devleti (Pentagon) arasında görüş ayrılığı var belli de, hangi tarafın ağır basacağını kestirmek zordur.

Bu nedenle çekilme kararına temkinli yaklaşmak, izlenmesi gereken en doğru yoldur…

Zira:

Can Yücel’in tarifi ile söyleyelim; “Kime sarılacağı belli olmaz adetten kesilmiş kibar o..punun”. (1)

***

Her ne sebeple olursa olsun, ABD’nin Suriye’den çekilme kararı, savaşıp da yenilgi almasıyla eş değerde bir itibar kaybıdır.

ABD’yi, dünyanın “süper gücü” ve yenilmez devleti kabul edip, peşinen teslim bayrağını çekenler ve bu “güce” teslim olmakla ABD vatandaşlığının peşinde gezenler, olumlu bir mesaj alabilirler diye umuyorum.

Ve yine umulur ki, gelişmeler Amerikan uşaklarının akıllarını başlarına devşirsin…

Önemlidir; her seferinde Amerikancıların yüreğine su serpecek hikâyeler uyduranlar, bu defa suskun kaldılar.

Bu bile kayda değer bir kazanımdır.

Karşı cephede bozgun başladı!..

***

Geçen Cuma, Moskova’da toplanan ikili zirvede alınan kararlar, Ortadoğu halkları kadar mazlum dünya halkları için de hayati önemdedir.

TSK’nın Batı emperyalizmini, ikinci kez, üstelik silah göstererek geri adım attırması, onların da umutlarını yeşertecek, cesaretlerini artıracaktır.

Bunca yaşananlardan sonra, Suriye’nin Mümbiç’e bayrağını dikmesini, kimse sıradan bir olay gibi göremez/gösteremez.

Suriye rejiminin ayakta kalması, aynı zamanda Türkiye’nin toprak bütünlüğünün garantisidir…

***

Daha önce Soçi’de imzalanan belge üzerine, TSK’nın meşrulaşan İdlib’deki varlığı, Suriye hükümetiyle mutabakat sağlanarak elde edilmiştir ve hayati önemdedir.

Bu demektir ki, Suriye ile barışmanın da zamanı yaklaşmıştır.

ABD’nin Akdeniz koridoru TSK’nın İdlip’e inmesiyle kesilmiştir.

Bu da Türkiye’nin Suriye toprak bütünlüğüne olan en önemli katkısıdır…

***

Barzani’nin “bağımsız devlet kurma” hayali ve bu hayali gerçekleştirmek için yaptığı referanduma itibar edilmemiş, işgal ettiği bölgelerden çekilmek zorunda kalmıştır.

TSK’nın Kuzey Irak’ta yürüttüğü operasyonlar ile Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Operasyonunun, Türkiye’deki ayrılıkçıların hayallerini suya düşürdüğü kuşkusuzdur.

Bugünlerde teröristlerin Suriye devletine teslim olmaları, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bölge ülkelerinin dik duruşu ile sağlanmıştır.

Bir tek bizdeki Amerikancıların dumura uğrayan kafası değişmemiştir.

Bu kadar açık gelişmelere rağmen, “Üçüncü Dünya Savaşı” niteliğindeki bu savaşı, Türkiye’deki yerel seçimlere bağlayabilecek kadar gerçeklerden kopmuşlar; adeta rüyada gezer gibiler…

***

ABD’nin Suriye’den çekilmesinden sonra, teröristlerin etkisiz hale getirileceğine kuşku yoktur.

Ondan sonra, Türkiye’deki Suriyelilerin memleketlerine dönme koşulları oluşacaktır.

O zaman Türk halkının üzerinden önemli bir yük de kalkacaktır.

Salt bu nedenle bile, 81 milyonun topyekün Devletimizin arkasında olmamız gerekmez mi?..

Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönmesi, zafer kadar değerlidir…

***

ABD’li gazeteci Louis Edgar Browne’nin The Star, Chicago Daily News ve Evening Star gazetelerine:

“İngilizler, Osmanlı’ya karşı ayaklanan Kürtlere 20 bin silah verdi” haberini geçmişti.

Kürtler, o silahlarla Mustafa Kemal’in yanında yer alıp İngilizlere karşı savaşmıştı.

Şimdi de durum aynı gibi:

Bu defa ABD, PKK/PYD’ye 20 bin TIR silah verdi.

Eğer Kürtler, bu silahları ABD’ye çevirir ve emperyalizme karşı savaşa bölge ülkelerinin saflarında katılırsa, belki af edilmeleri gündeme gelebilir!

Aksi halde, hain damgası ile damgalanıp, çocuklarına bu mirası bırakacaklar…

Cemil Can

DİPNOT: (1)

MENAPOZ

Yardımı kesildi ya Amerikan Dostluğunun 
Gençler, kendinize mukayyet olun! 
Kime saldıracağı belli olmaz haaa
Adetten kesilmiş kibar o...punun. 

                           Can YÜCEL

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir