YETENEKLİ HAİNLER!..

İmamoğlu'nun paylaşımı

Hain fikirlerini mutlaka başkalarına da söyletiyor.

O kadarını öğrendi artık.

Daha önce yaptığı hataları, kredisi yüksek siyasetçilere tekrar ettirerek, halkı yeni bir söyleme alıştırıyor.

Çok tepki alacak söylemler için de en iyi “paratoner”i kullanıyor…

Bu aralar; bu iş için en uygun adam, yarattığı pozitif etki ile AKP iktidarını ciddi olarak sarsan Ekrem İmamoğlu’dur.

Hakkını teslim edelim…

***

Oysa Dersimli Kemal’in derdi çok daha başkadır:

O, İmamoğlu’na hatalar yaptırarak; hem olası genel başkan adaylığının hem de gelecek seçimlerde Cumhurbaşkanı adayı olmasının önünü kesmeye çalışıyor.

Gayet de akıllıca bir planı uyguluyor!

Zira İmamoğlu’nun itibarını yerlerde süründürdüğünde, 31 Mart Seçimlerinin başarısını kendi hanesine yazdıracak.

Belki de Türk siyasi tarihinde, iktidarın başarısızlığı muhalefete “başarı” olarak kaydedilecektir…

***

Gelelim asıl meseleye:

Uluslararası bir toplantı için Fransa’da bulunan İmamoğlu’nu, Yılmaz Güney ve Ahmet Kaya’nın mezarlarını ziyaret etmeye kim ikna etti acaba?

Ama bu ziyaretin Kılıçdaroğlu’nun bilgisi içerisinde yapıldığına eminim.

İmamoğlu, resmi “twiter” sayfasında ziyaretle ilgili olarak 01.10.2019 tarihinde şu açıklamayı yaptı:

“Paris’te ‘Edirne’den Ardahan’a kadar ülkemi çok sevdim’ diyen müzisyen Ahmet Kaya ve Türk Sineması’nın unutulmaz ismi Yılmaz Güney’in kabirlerini ziyaret ettim, dua okudum. Allah’tan rahmet diliyorum, ruhları şad olsun.”

İmamoğlu, takipçilerine Ahmet Kaya’yı; ülkesini çok seven, Yılmaz Güney’i de Türk Sinemasının “unutulmaz” ismi olarak tanıtıyor.

“Görev” tamamlanmıştır ancak bu kadar yapılabilir!..

***

Lakin kazın ayağı öyle değildir:

Yılmaz Güney, sağlığında “Bağımsız Kürdistan” davasının yılmaz bir savunucusuydu. (1)

Bu konuda Abdullah Öcalan bile onun eline su dökemez.

Dolayısıyla, Türk halkını onun sinemadaki “başarısı” çok fazla ilgilendirmez.

Önemli olan, fikirleri ile kimlerin hizmetinde olduğudur.

Son tahlilde, ABD’nin Türkiye’den de toprak koparmayı da ön gören BOP’un hizmetinde bir erdi.

Sağ olsaydı, büyük olasılıkla ABD’nin “kara gücü” içerisinde önemli bir “komutan” olarak görev yapabilirdi…

***

İmamoğlu’nun sadece bir “sanatçı” sandığı Yılmaz Güney, aynı zamanda bir katildir. (2)

Kaçıp yurt dışına gitmesi de işlediği cinayet yüzündendir. (3)

İmamoğlu’nun dua edip ruhu şad olsun dediği bu katil, sağlığında İslam Dini’ne göre bütün insanlığı öldürmüş kadar günah işlemiştir. (4)

Yüce Tanrı, Ekrem dua etti diye, Maide 5/32’deki hükmünü değiştirir mi bilemiyoruz tabii ki…

Bu işin uzmanları ayrıdır!

Ama biz şöyle bir dua yapabiliriz kendisi için:

Kendi kararımızla İstanbul’un yönetimini teslim ettiğimiz Ekrem’i ve onu yanlış yola saptıran sapkınları sen ıslah eyle ya Rabbi, bizi de böyle bir hata yaptığımız için af et!..

***

İmamoğlu’nun “ülkesini çok seven” müzisyen olarak tanıttığı Ahmet Kaya ise katıksız bir PKK sempatizanıdır.

Dostu olduğunu ilan ettiği (5) Apo’ya olan özlemini, açık hava konserlerinde binlerce insanın önünde şarkılarıyla dile getirmiştir. (6)

Kürt kökenli olmasına bir diyeceğimiz yoktur elbette.

Tıpkı anne ve babasını seçme gibi kimsenin etnik kökenini seçme olanağı yoktur.

“Kürtçü”, “Kürt Milliyetçisi” ve “ayrılıkçı” olmasına; emperyalizme uşaklık yapmasına itirazımız var.

O da sağ olsaydı, Yılmaz Güneyden aşağı kalacak değildi:

Desteğini PKK-PYD-YPG’ye hiç tereddüt etmeden verecekti…

Zira Ahmet Kaya da tipik bir PKK taraftarıydı.

On binlerce güvenlik görevlimizin katili, dağdaki PKK’lılara olan desteğini defalarca açıklamıştır.

Onun da ruhu şad olacaksa, Cehenneme kim gidecek gariii?..

***

Ve işin ilginç yanı:

Y-CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da genel başkanlığa seçildikten kısa bir süre sonra Fransa’ya gidip Yılmaz Güney ile Ahmet Kaya’nın mezarlarını ziyaret etmişti. (7)

Dilim söylemeye varmıyor ama:

İmamoğlu Atatürk’ün çizdiği yoldan değil, Dersimli Kemal’in yolundan yürüyor!

Dolayısıyla, yetenekli biridir ama Kuvayı Milliyetçi çizgiye önderlik yapacak vasıfta olmadığını kanıtladı.

Onun gibi yetenekli hainler, CHP’nin üst kademelerinde kalırsa eğer, AKP’yi iktidardan düşürmek imkânsız gibidir.

Bu yüzden yurtseverlerin birinci sıradaki görevi:

CHP’yi geri almaktır.

CHP geri alınmadan, yapılacak siyasi mücadelenin başarıya ulaşma şansı yok denecek kadar azdır…

Av. Cemil Can

DİPNOTLAR:

(1) https://www.youtube.com/watch?v=H5M-O4JTGOg

(2) https://www.ensonhaber.com/yilmaz-guneyin-vurdugu-hakimin-kardesi-konustu-2012-09-19.html

(3) http://blog.milliyet.com.tr/yilmaz-guney-katil-mi–yoksa-kurban-mi-/Blog/?BlogNo=54852

(4) https://islamansiklopedisi.org.tr/katil

(5) https://www.youtube.com/watch?v=vowzG5wugfw&fbclid=IwAR3M_Jm9HjqYWY1n-C2uKAoVXGLd8_htnI6xOrgp8R2CJlS5l_BcWowYo-g

(6) https://www.facebook.com/watch/?v=1330915283697292

(7) http://www.radikal.com.tr/politika/kilicdaroglu-ahmet-kaya-ve-yilmaz-guneyin-mezarinda-1029229/

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir