KONUK YAZARLAR

NATO ÜSLERİNİ İSRAİL’İN HİZMETİNE VERMEK DE NE DEMEK!..

 

AKP Genel Başkanı olarak katıldığı “10’uncu Milli İrade Platformu” iftar programında Cumhurbaşkanı olarak konuşan Erdoğan’ın:

Biz hükümet olarak ülkemizi savaşın içine çekmek isteyen tertip, tuzak ve tahriklere karşı çok dikkatli hareket ediyoruz. Olayların sadece görünen kısmına değil, asıl perdenin arkasında gizlenen kısmına odaklanıyor; hiçbir ihtimali, hiçbir senaryoyu dışlamıyor ve her şeyi en ince detayına kadar tahlil ediyoruz” (1) dedikten sonra, “mezhep ve etnik” temelli provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulaması önemsiyorum…

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, 14 Mart 2026 tarihinde Associated Press (AP) ajansına verdiği bir röportajda, İsrail-İran savaşı ve Türkiye hava sahasına giren balistik füze tartışmaları bağlamında yaptığı konuşmada:

Provoke edildiğimizin ve edileceğimizin farkındayım. Ancak bizim amacımız şu, biz bu savaşın dışında kalmak istiyoruz” (2) demesi de aynı derecede önemlidir…

Bu görüşümden AKP’nin dış politikalarını desteklediğim sonucuna varılırsa üzülürüm…

☆☆☆

Türkiye Cumhuriyeti adına yapılan bu iki resmî açıklama, NATO’nun son 14 günde Türkiye’yi İran’dan fırlatılan ve “Türkiye’yi hedef alan” 3 balistik füzeyi düşürdüğü açıklamaları doğrulamış oluyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Tarakçı’nın, sosyal medya hesabından Türkçe yaptığı paylaşımdaki:

Ramazan’ın bu mübarek günlerinde kardeş Türk milletinin ve dost Türkiye Cumhuriyeti’nin İran halkı için ettiği dualar ve gösterdiği dayanışma bizler için büyük bir güç ve moral kaynağıdır. İran, egemenliğini ve halkının güvenliğini kararlılıkla savunmaya devam edecektir” (3) şeklindeki son açıklaması; ilk füzenin düşürülmesinden sonra yapılan “Türkiye’ye yönelik kasıtlı bir saldırı olmadığı” (4) ve ikinci saldırıdan sonra yaptıkları  “İran’dan Türkiye’ye doğru hiçbir mühimmat fırlatılmamıştır… herhangi bir belirsizliği gidermek amacıyla bu konunun ayrıntılı bir şekilde incelenmesi için ortak bir teknik ekip oluşturulmasına hazırdır“(5)  şeklindeki açıklamalarla birlikte değerlendirildiğinde; haklı olarak kuşkular da artmaktadır…

NATO tarafından düşürüldüğü iddia edilen İran füzelerinin parçalarına hâlâ ulaşılamamış olması, bize gösterilen füze parçalarının ise İran’dan gelen füzeleri düşüren savunma füzelerinin parçaları olduğu şeklindeki uzman açıklamaları, bu husustaki kuşkuları kuşku olmaktan bile çıkartmıştır!..

Üç defa füze düşürülecek ama her seferinde düşürülen füzenin değil düşüren füzenin parçaları Türkiye tarafına düşecektir.

Bunun mantıklı ve bilimsel açıklaması şu ana kadar yapılamamıştır!..

☆☆☆

Hal böyle olunca; bizim bilemediğimiz, göremediğimiz ve denetleme olanağına sahip olmadığımız bazı bilgilerin kaynağı hakkında sorular aklımıza takılı kalmaktadır.

İkinci soruyu sormamıza gerek kalmayacak şekilde biraz uzunca olan birinci sorumuzu soralım:

Türkiye’de kaç tane ABD veya NATO üssü vardır, bu üsler hangi işleri yapabilme yeteneğine sahiptirler, üslerin kontrol ve komutası kimin elindedir, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuşkulandığı bu gibi durumlarda teknik uzman ve bilirkişiler aracılığı ile üslerde inceleme ve araştırma yapma olanağımız var mıdır, varsa yapılmış mıdır, yabancıların bilgisi dahilinde olan bu raporların Türk halkı ile paylaşılmama nedeni nedir?

Bu önemli soruya cevap bulmadan önce; NATO (6) nedir ve ne işe yarar sorularının yanıtlarını öğrenmek ve Türkiye’deki yabancı üsleri (7) tanımak şarttır.

O halde:

Doğruca 6 ve 7 numaralı dipnotları okumaya gidiyorsunuz; ben elimde “vileda” çubuğu ile sizleri burada bekliyor olacağım…

☆☆☆

Hoş geldiniz…

NATO’yu ve Türkiye’deki üslerin görev ve rollerini öğrendikten sonra, artık Türkiye neden NATO için bu kadar kritik önemdedir sorusuna yanıt verebiliriz:

Türkiye’nin NATO içindeki stratejik önemi üç sebepten gelmektedir. Birincisi coğrafyadır: Türkiye, Avrupa ile Orta Doğu arasında, Karadeniz ile Akdeniz’in geçiş noktasındadır. İkinci sebep: Radar ve erken uyarı hattıdır. Türkiye, İran ve Orta Doğu’yu görebilen bir konumdadır. Üçüncü sebep: Orta Doğu’ya en yakın NATO operasyon hava üslerinin Türkiye’de olmasıdır.

Türkiye, NATO bağlantılı; Kürecik, İncirlik, Konya, İzmir ve Çiğli üsleri ile düşünüldüğünde sanki Kurtuluş Savaşı’nı kazanan Türkiye, bağımsız bir ülke değil de 780 bin km karelik NATO üssü gibidir…

☆☆☆

Sistemi basitleştirerek şöyle de anlatabiliriz:

Malatya, İncirlik ve Konya üslerinden oluşan üçgen birlikte şöyle işlemektedir: Malatya radarları tehdidi görür, bilgiyi NATO komuta merkezine iletir; Konya’daki AWACS hava sahasını kontrol ederler ve İncirlik’ten uçaklar veya NATO savunma unsurları devreye girerek tehlikeyi bertaraf ederler.

Bu nedenle askeri analistler bu yapıyı şöyle tarif eder: “Türkiye NATO’nun Orta Doğu erken uyarı kapısıdır.”

İlginç bir jeopolitik gerçek de şudur: Haritaya bakıldığında bu üçgenin tam karşısında; İran, Irak ve Suriye bulunur.

Bu yüzden NATO planlamasında Türkiye, doğu kanadının radar ve operasyon platformu olarak görülür…

☆☆☆

Şimdi en can alıcı soruya geldik, ama önce şu tespitleri yapalım:

  1. İsrail, NATO üyesi değildir.
  2. ABD ve İsrail’in İran’a saldırması bir NATO görevi değildir.
  3. İran herhangi bir NATO üyesine saldırmış da değildir.
  4. O halde NATO’ya ait üslerin İran’a karşı kullanılması haklı ve yerinde değildir…

Ortadoğu’da “İkinci İsrail”i kurmak, enerji kaynaklarını yağmalamak ve bölgedeki ülkelerin ABD ile uyumlu çalışacak şekilde yönetim ve sınırları değiştirmek, başka bir deyişle Türkiye’nin de hedefinde olduğu çok açık olan Büyük Ortadoğu Projesini hayata geçirmek gibi emperyalist amaçlarla başlatıldığı tartışmasız olan bu savaşta tarafsız kalmak; haklı, mazlum ve zayıf olanın yanında yer almamak anlamına gelir!..

Nokta…

☆☆☆

Hayati önemdeki bu sorunun cevabını bulduktan sonra, Türkiye’ye doğru fırlatıldığı ve NATO unsurları tarafından düşürüldüğü iddia edilen 3 balistik füze ile ilgili olarak yapılan yorumlardan: “Türkiye’yi İran ile savaşa tutuşturmak için düzenlenmiş komplodur” görüşü en akla yakın olan değil midir?

Kaldı ki, İran’ın Türkiye’yi savaşa dahil etmekte hiçbir yararı olamaz, tam aksine düşmanı ve cepheyi çoğaltarak işini zorlaştırır…

Bana sorarsanız:

Türkiye’deki üslerin kullanılmasını önlemek, yapabileceğimiz en hayırlı iştir…

Av. Cemil Can

DİPNOTLAR:

(1) https://www.dha.com.tr/politika/cumhurbaskani-erdogan-ulkemizi-bu-ates-cukurundan-uzakta-tutmak-birinci-onceligimizdir-2836178

(2) https://t24.com.tr/dunya/disisleri-bakani-fidan-apye-konustu-biz-bu-savasin-disinda-kalmak-istiyoruz%2C1307161

(3) https://x.com/araghchi/status/2032513523201220713?s=20

(4) https://www.wsj.com/livecoverage/iran-us-israel-conflict-2026/card/iranian-army-denies-targeting-turkey-qX8kCS9BTp1oLXoZLxio

(5) https://x.com/Iran_in_Turkiye/status/2032452502914744468?utm

(6) NATO: Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (North Atlantic Treaty Organization), adını Kuzey Atlantik Antlaşması’ndan alır. 4 Nisan 1949 tarihinde kurulan askeri ve siyasi bir ittifaktır. Avrupa ve Kuzey Amerika’dan oluşan kolektif “savunma” ittifakıdır. NATO’nun kuruluşunun temel amacı, II. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’nın güvenliğini sağlamak ve Sovyet genişlemesine karşı ortak savunma kurmaktı. Bu bağlamda da üç ana hedef vardı:

1.) Sovyetler Birliği’nin yayılmasını durdurmak: Savaş sonrası Doğu Avrupa’da Sovyet etkisi hızla artmıştı. Batılı ülkeler, Sovyetler Birliği’nin Avrupa’da daha fazla genişlemesini engellemek için ortak bir askerî ittifak kurdular. Artık Sovyetler Birliği yoktur ve Varşova Paktı dağılmıştır. Bu amaç boşa düşmüştür.

2.) Kolektif savunma sistemi kurmak: NATO’nun en önemli ilkesi 5. maddedir. Madde 5’in özü: Bir üyeye yapılan saldırı bütün üyelere yapılmış sayılır. Bu ilkeye kolektif savunma denir. NATO üyesi olmayan bir ülke için NATO’yu devreye sokmak, kuruluş anlaşmasına aykırıdır.

3.) ABD’nin Avrupa güvenliğine kalıcı olarak bağlanması: Savaş sonrası Avrupa devletleri, özellikle de Birleşik Krallık ve Fransa ABD’nin Avrupa güvenliğinde kalıcı rol üstlenmesini istiyordu. NATO bu amaçla kurulmuştur.

Türkiye NATO’ya 18 Şubat 1952 tarihinde katıldı. Yani Türkiye NATO’nun ilk genişleme dalgasının parçasıdır.

NATO’nun kısa özeti: NATO, Soğuk Savaş’ın başında kurulmuş bir kolektif savunma ittifakıdır ve kuruluş mantığı şu cümleyle özetlenir: “Birimize saldırı hepimize saldırıdır.”

(7) TÜRKİYE’DEKİ YABANCI ÜSLER

1.) Kürecik Radar Üssü: NATO balistik füze savunma sistemi görevini yapar. 2011’de kuruldu, üste AN/TPY-2 X-band radar(ABD tarafından geliştirilen yüksek çözünürlüklü X-band erken uyarı ve hedef takip radarıdır. Temel görevleri: Balistik füzeleri erken aşamada tespit etmek, füzenin yörüngesini hesaplamak, hedef ayrımı yapmak ve füze savunma sistemlerine veri göndermektir) bulunur. Orta Doğu’dan gelebilecek balistik füze fırlatmalarını erken tespit eder ve verileri NATO komuta merkezine gönderir. NATO füze savunmasının erken uyarı sensörüdür. İran, Irak ve Orta Doğu’dan gelebilecek balistik füze fırlatmalarını çok erken aşamada tespit etmek bu üssün görevidir. Buradaki radar, füze daha atmosferin üst katmanına çıkmadan önce onu görmeye başlar.

2.) İncirlik Hava Üssü: Görevi hava operasyonları ve lojistiktir. NATO’nun en önemli ileri hava üslerinden biridir. Bu üste ABD ve NATO uçakları konuşlanabilir. İncirlik, Orta Doğu operasyonlarında sık kullanılmıştır. NATO’nun B61 taktik nükleer bombalarının (B61 bombaları uçaktan bırakılan tipindedir; yani klasik bomba gibi bırakılır ancak nükleer savaş başlığı içerirler.) burada depolandığı sıkça iddia edilir. NATO’nun operasyonel hava üssüdür. Burada savaş uçakları, tanker uçakları ve lojistik destek unsurları konuşlanabilir. Bu nedenle İncirlik, müdahale ve operasyon merkezi olarak çalışır.

3.) Konya Air Base: NATO’nun E-3A AWACS (havadan erken uyarı) radar uçaklarıburada konuşlanabilirler. NATO tatbikatlarında bu üs sık kullanılır. Orta Doğu ve Doğu Akdeniz hava gözetleme görevlerinde rol alırlar. NATO’nun havadan radar ve gözetleme merkezidir. AWACS radar uçakları; 400 km’den fazla mesafede uçakları görebilir, hava sahasını kontrol eder ve savaş uçaklarını yönlendirirler. Yani Konya, NATO’nun havadan radar merkezi gibi çalışır. Bu katman, füze değil uçak ve hava tehditlerini izler.

4.) İzmir Air Station / NATO Kara Komutanlığı: İzmir’de NATO’nun önemli bir karargâhıdır. Görevi, NATO kara kuvvetlerinin plânlaması, NATO kara operasyonlarının koordinasyonu ve tatbikat ve öğreti geliştirmedir. NATO’nun kara kuvvetleri komuta merkezidir.

5.) Çiğli Air Base: Türk Hava Kuvvetleri üssüdür, NATO tatbikatlarında kullanılır ve NATO eğitim faaliyetlerine ev sahipliği yapabilir. NATO eğitim ve tatbikat altyapısı için bu üs kullanılır.

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir