KONUK YAZARLAR
-
ABD’NİN GÖNÜLLÜ ASKERLERİ!..
1947’den 1991’e kadar süren Soğuk Savaş’ın ilk yıllarıydı. Türkiye’de, 1946’da kurulan Demokrat Parti’nin “özgürlük rüzgârları” estiriliyordu. 50’de iktidara gelen Menderes, Kore Savaşı’na asker göndermek için can atıyordu adeta. Bu şekilde Türkiye’nin NATO’ya girebileceğine inandırılmıştı. 18 Şubat 1952’de girdi de… Kimilerine göre başarılıydı!.. *** Kore Savaşı’nın Türkiye’ye maliyeti sadece 741 şehitle sınırlı kalmadı. Bu kararla, Türkiye Cumhuriyeti devrimci rotasından çıkartıldı. Bugüne kadar gelen yol haritası o tarihlerde çizildi… *** Savaşın fiilen bittiği, 1953’ten bu güne kadar, NATO şemsiyesi altında ABD’ye askerlik yaptık! ABD Savunma Bakanı John Dulles bu durumu: Kore savaşı sırasında, “müttefik güçler, en ucuz askeri Türkiye’den temin ediyor, bir Türk askerinin maliyeti 23 cent’e denk geliyordu” şeklinde ifade etmişti… Bu sözleri…
-
“BEŞİNCİ KOL” FAALİYETLERİNE DİKKAT!..
Bilim adamlarına göre, dünyadaki petrol rezervleri en fazla 50 yılın ihtiyacını karşılar. Bu süre içerisinde alternatif enerji kaynağı bulmak şart. ABD, petrol ihtiyacını başka ülkelerden neden karşılamaya çalışıyor?. Kendi rezervlerini kötü günler için ayırdığı belli. Ortadoğu petrollerini yağmalamak bunun için önemlidir… *** Petrolü Akdeniz’e akıtmak için güvenli bir koridor de gereklidir. “İkinci İsrail” da denen “Kürdistan” bunun için kurulmak isteniyor. Aynı zamanda İsrail’in güvenliği de bu şekilde sağlanacak. Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), Genişletilmiş Ortadoğu Projesi bu amacı gerçekleştirmek için uygulamaya konulmuştur… *** ABD eski Dışişleri Bakanı Rice, 24 ülkede rejimlerin ve sınırların değişeceğini açık açık söylemişti. Emperyalistler kendilerini dünyanın efendisi sanıyorlar. BOP’u hayata geçirmek için…
-
AÇ AĞZINI BİNALİ!..
Kılıçdaroğlu, Başbakan’a Yunanistan’ın işgali altındaki 18 adanın kime ait olduğunu sordu. Cahil ve işbirlikçi bir adamın bu sorunun yanıtını bilmemiş olması normaldir! Dersimli’nin tarih bilgisi sıfır, siyasette sınıfta kaldı, mirasçısı olduğu CHP’nin büyüklerine saygısı yoktur. Türk halkını yanlış bilgilendirmekle görevlidir! Başbakan bu fırsatı kaçırır mı hiç: “Sen o soruyu bize soracağına git de zamanında bu adaları teslim edenlere sor” diyerek adaların Yunanistan’a “bırakıldığını” da söylemiş oldu… Cümleden öyle anlaşılıyor. Çünkü bu sözleri söyleyen sıradan bir Erzincanlı değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanıdır. Başbakanımız Ana Muhalefet Partisi CHP’nin liderine dedi ki: “Ağzımı açtırma bak, konuştum mu altından kalkamazsın.”(1) Bu ifadelerden de: Ege’de işgal altındaki 18 adanın, CHP iktidarı döneminde Yunanistan’a bırakıldığı anlaşılır. Sorunun…
-
“20 TEMMUZ DARBESİ!”
Y-CHP’nin “kontrollü darbe” saçmalığı bir buçuk yıldan fazla sürdü. “Öngörülen, önlenmeyen ve sonuçlarından yararlanılan darbe” düzeltmesi altı ayı geçti. “20 Temmuz sivil darbesi” ise devam ediyor… Bu ağır teşhis hatası; Y-CHP’nin Türkiye gerçeklerinden ne kadar kopuk olduğunu, ya da siyasi çizgisinin, bağlı kalmakla övündüğü Batı tarafından belirlendiğini göstermektedir. AKP’nin rejimi değiştirmek istediği sır değildi. Demokrasiyi amaçlarına ulaşmak için binilmiş tramvay olarak gördüklerini hiç gizlemediler. “İslami” bir rejim getirmek istediklerini de her fırsatta dile getirdiler. Kim ne derse desin, attıkları adımlar ve icraatları amaçlarına göreydi. İhvan-ı Müslim ile kardeşlikleri bunun en somut kanıtıdır… *** “Sessiz devrim” olarak isimlendirip gerçekleştirdikleri bir karşıdevrimdir. AKP, iktidara geldiği 2003 yılından bu yana, kendi programını…
-
KADIN BAŞKAN ÖYLE Mİ?..
“CHP, sosyal demokrasinin önündeki en büyük engeldir” tespiti yaptıktan sonra, bu partinin il başkanlığına, oradan da milletvekili seçilen Oğuz Kağan Salıcı’nın; CHP İstanbul İl Yönetimine aldığı Zeynep Altıok; Meclis’teki odasından Atatürk’ün posterini indirmiş, Canan Kaftancıoğlu da “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganını yanlış bularak, elini HDP’ye uzatıp, CHP’yi HDP ile aynı yola girdiği için eleştirenleri geri zekalılıkla itham etmişti. 24 Nisan’ı “Ermeni Soykırım”ının başladığı gün olarak anmak için halkı Taksim meydanına çağıran Canan Hanım’ı tanıma zamanı geldi: Birleşik Haziran Hareketi‘nin (BHH) (1) yürütmesinde görev almış, “BDP Diyarbakır Siyaset Akademisi”ne yönelik operasyonda gözaltına alınan davanın sanıklarından, Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) davası kapsamında yargılanan antropolog Müge Tuzcuoğlu’nun (2) “Roboski İstenmeyen Çocuklar” isimli kitabına…
-
“ADALET VE KALKINMA YÜRÜYÜŞ”ÜNE HAZIR OL!
CHP Ankara İl Başkanlığı için; Çankaya, Keçiören, Mamak ve Altındağ ilçeleri ile Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’in ORTAK aday göstermek istediği Av. Kemal Akkurt, genel merkezi bayağı endişelendirdi: Eski İl Başkanı Adnan Keskin’i desteklediğini açıklayan Kılıçdaroğlu, “Benim tercihim nettir. Herkes bu iradeye uyacak” dedi… İlçe kongrelerinde oy kullanarak “parti içi demokrasi” oyununda figüran olarak görev alan üyelerin iradesi bu iki berbat cümle ile çöpe atıldı… Tıpkı İçişleri Bakanı Soylu’nun Beşiktaş seçmenine yaptığı gibi! 2014 yerel seçimlerinde yüzde 77’lik rekor bir oyla Beşiktaş Belediye Başkanlığına seçilen Hazinedar, eski Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün liderliğini yaptığı Türkiye Değişim Hareketi‘nin (TDH) bir neferiydi (1) ve CHP seçmeninin önüne aday olarak konulmuştu… TDH’nin…
-
ABA ALTINDAN SOPALAR ÇIKTI!..
Yargıtay’ın FETÖ üyesi kabul edilmek için kanıt olduğuna karar verdiği haberleşme programı “ByLock”u, delil olmaktan çıkartmak ve mağdur sayısını artırmak için şeytanca bir planı uygulamaya koydular: Hazırladıkları “Kıble bul”, “sözlük ara”, “müzik indir” vb. gibi 8 ayrı uygulama ile 11480 kişiyi yurt dışındaki ByLock “server”larına yönlendirip tutuklanmalarını sağladılar. “Dijital kanıt” yaratma konusunda uzman olan FETÖ’nün, kim bilir daha ne marifetleri var? Neyse ki, Yargıtay 16. CD, ByLock’un “aktif olarak kullanılması halinde” delil olabileceğine hükmederek, bu oyunu da boşa çıkarttı… Bu gerçekler ortada iken, Erdoğan’ın tutuklulara “tek tip elbise” giydirmekteki ısrarı, tahliye edilmesi beklenen tutuklulara yapılmış ağır bir haksızlık olduğuna kuşku yok. 696 Sayılı KHK’nin 121. maddesi ile getirilen düzenleme ise,…
-
RUS-YA DOOO-MUZ; AME-RİKA DOS-TUUU-MUZ!..
ABD Ortadoğu’daki yenilgisini unutturmak için Kudüs’ü İsrail’e başkent ilan etti. BM’in 193 üyesinden 128’i bu kararın karşısında yerini aldı. Trump’un “demokrasi dersi” bu defa yemedi: “Yüz milyonlarca hatta milyarlarca dolar para alıyorlar, daha sonra bize karşı oy kullanıyorlar. Bu oyları izliyoruz.” dedi. (1) ABD ikinci yenilgisini de burada aldı. “Dostumuz” ABD’nin emperyalist politikaları bir bir çöküyor: Emperyalizmin karşısında dikilen asıl güç büyük Mao’nun Çin’idir… “Devlet kapitalizmi”ni başarılı şekilde uygulayan Çin, dünyanın en hızlı gelişen ülkesi ve en büyük ekonominin sahibi. Her geçen gün de pazarını artırıyor… Buna karşılık ABD hem pazar hem de müttefik kaybediyor. Rusya, Çin’le aynı bloktadır ve ABD’nin dünya halklarını tehdit eden nükleer silah…
-
DERSİMLİ KEMAL Mİ KEMALİYELİ TUNCAY MI?
Dünyanın her yerinde; son olarak da Suriye’de teröristleri destekleyen; IŞİD’i kuran, Afganistan’da El Kaide’yi yaratan ABD’nin Başkanı Trump’un Ulusal Güvenlik Danışmanı General H.R. McMaster, Türkiye’yi dinci teröristlere (Müslüman Kardeşler’e) destek vermekle suçladı!.. Dinime söven bari Müslüman olsa… Washington’da “Policy Exchange” düşünce kuruluşunun toplantısında konuşan McMaster, İran ve Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC) için “haydut devlet” ifadelerini kullandı!.. Gören Allah için söylesin, haydutluğu hangi devlet yapıyor… *** Y-CHP Milletvekili Tuncay Özkan, haydut devleti dost ilan etti: AKP’nin iktidara geldiği ilk yıllarda; sahibi olduğu Kanaltürk’le neredeyse tek başına muhalefet görevini yürüten Özkan, birkaç arkadaşının desteği ile kurduğu “Biz Kaç Kişiyiz” platformu ile de milyonlarca taraftar edinip, parti kurmayı başaran enerjik bir adamdı……
-
YENİLGİ GİZLENEMEZ!..
KUDÜS’ÜN BAŞKENT İLAN EDİLMESİ EMPERYALİZMİN YENİLGİSİNİ GİZLEMEYE YETMEZ!.. Ülkelerin başka bir ülkelerdeki en üst düzey temsilcisi olan büyükelçiler, devlet başkanlarını temsil ettikleri için başkentlerde ikamet ederler. İlgili ülkenin toprağı sayılan büyükelçilik binaları da doğal olarak başkentlerde bulunur. İsrail’in 1980 yılında Batı Şeria’yı işgalinden sonra, Kudüs’ü başkent ilan etmesini ve bütün resmi binalarını buraya taşımasını hiçbir ülke tanımamıştı. 37 yıl sonra –üstelik İsrail bu konuyu buzdolabına atmışken- ne oldu da ABD, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma sonucunu doğuran; ABD Büyükelçiliği’ni Tel Aviv’den Kudüs’e taşıma kararını aldı? Trump, Pentagon’un bu yöndeki kararını televizyonların önünde neden dünyaya meydan okuma şovuna dönüştürdü? *** Bu soruların yanıtını ABD’nin yakın geçmişte ve üst üste aldığı yenilgilerde…


























