KONUK YAZARLAR

  • Altan Öymen’e açık mektup

    (SURİYELİLERE VERİLMESİ DÜŞÜNÜLEN TOKİ EVLERİ, PKK VE FETÖ İLE MÜCADELEDE YAŞAMINI KAYBEDEN GÜVENLİK KUVVETLERİNİN AİLELERİNE VERİLMELİDİR...) Altan Abi; CHP gibi bir devlet kuran partiye genel başkanlık yapmış tecrübeli bir gazetecisin. Yakın geçmişte, Nagihan Alçı ile Nazlı Ilıcak’ı tartışma programlarına katılarak kuru fasulye gibi nimetten saydırdın. AKP ve Cemaat’i kutsayan televizyonlarda program yapmaya ihtiyacın mı vardı? Tartışmalarınızı izleyenlere sor bakalım, söylediklerından akıllarında ne kaldı? Çoğu izleyicinin; Nazlı Ilıcak ile Nagihan Alçı’nın beyin yıkamaları kafalarına kazındı. Ne söylersen söyle artık; ne karşılığıdır bilmem ama bu tutumunla onlara bu programları yaptıranların hizmetine girdin… Adeta HALKI CAHİL BIRAKMA PROGRAMLARINDA SOLU TEMSİLEN GÖREVLİ GİBİSİN… Acele etme birazdan açıklayacağım. Niyetin öyle olmasa da bu çizgini sürdürdükçe, karşı tarafın (gericilerin) fikirlerinin anlaşılıp yerleşmesi için çaba göstermiş sayılacaksın……

  • İTİRAZIM VAR!

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, askerlerine: “Tüm hazırlıklarınızı yapın; TBMM’ne, Genelkurmay’a, Jandarma Genel Komutanlığı’na, Emniyet Müdürlüğü’ne ve özellikle de Gölbaşı’ndaki Özal Harekat Dairesi Başkanlığı’na savaş uçakları ve skorski helikopterlerle bomba yağdıracaksınız. Sizden kaç kişiniz ölürse ölsün, önemli değil! Bu kurumlarda, girişiminize karşı koymaya kalkışanları ‘vurabilirsiniz’ emrini verdim.. Çıkacak çatışmalarda bir kısım halk da ölebilir. O da önemli değildir. Benim istikbalim ve başkanlığım için bu kadarını yapacaksınız” dedi… “Darbe senaryosu”nda gönüllü olarak görev alan asker ve polisler; bu kanunsuz emre, harfiyen uydular ve Erdoğan’ın düğmeye basması ile 15 Temmuz akşamı harekete geçtiler! Erdoğan’ın keyfi yerine gelsin, “başkan” olsun diye; ölümü göze alan, onun başkanlığı için kendini feda etmeye hazır, kendi yurttaşlarına mermi…

  • CIA’NIN DARBE TEŞEBBÜSÜ!..

    Tarih 2 Haziran 2016. Bir gazeteci günlük basın toplantısı sırasında ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby’ye soruyor: “Türkiye, Gülen Cemaatini terörist olarak görüyor, siz de mi bu şekilde düşünüyorsunuz?” Kirby, ABD adına yanıt veriyor: “Fetullah Gülen Cemaatini terör örgütü olarak görmüyoruz. Bu Türkiye’nin iç meselesidir.” (1) Tarih 9 Şubat 2016. Cumhurbaşkanı Erdoğan; ABD’nin, PKK’nın Suriye kolu olan PYD ile ilişkisi üzerine: “Ben miyim senin ortağın, yoksa Kobani’deki teröristler mi?” diye soruyor. Yanıt yine Kirby’den geliyor: “Biz, PYD’yi terör örgütü olarak tanımlamıyoruz” diyor. (2) Toprak bütünlüğümüzü ve Cumhuriyetimizi tehdit eden silahlı iki örgütün de arkasında ABD var… ABD’nin dostumuz olmadığı son derece açık. Ortadoğu halklarına kan kusturan ve terör örgütlerini silah…

  • NELER OLUYOR USTA!

    Arkadaşlarım soruyor: Ankara’ya en yakınımız sensin; ne oluyor oralarda, bu uçak sesleri de neyin nesidir? Onlara cevabım kısa olacak: TSK’nın 24 Temmuz’da; gerçekte ABD’ye, görünürde PKK’ya yapılan operasyonlar için “SARAY DARBESİ” diyen bakar körler, ne biçim yanılmışlar. Önce bu tespiti yapalım. Bir kez daha görüldü ki, savaş gerçekte ABD ile Türkiye arasındadır. AKP lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan nefretleri gözlerini kör eden aynı zavallılar, bu defa da emperyalizmin saflarında yerlerini alacak gibi… Umarım almazlar… Yani; Tayyip Erdoğan’a bir şey olsun da ne olursa olsun diyerek ve hatta hep beraber okyanusun derinliklerine bile gömülmeye razı olanların, artık akıllarını başlarına toplama zamanı geldi. Ülke olarak uçuruma doğru sürükleniyoruz. Akıl, devre dışı olur ve…

  • “DELİ DUMRUL” KÖPRÜSÜ

    Dünyadaki benzerlerinden geçiş ücreti; kilometresi 8 ile 18 TL arasında değişirken, Osmangazi Köprüsü’nden geçiş ücreti neden 33 TL/ Km’dir? Can alıcı soru budur? Hükümet, otoyolun işletme süresini iki kat uzatarak, geçiş ücretini yarıya indiremez mi? İşin yapımcısı olan konsorsiyuma, (1) fakir halkın bu kadar parasını bir an evvel ödemenin ne gereği var? *** AKP döneminde, 50 milyar doların yurt dışına kaçırılmış olduğu iddia ediliyor. Şimdi bu paralar ile kara paralar, ülkeye getirilip,  “Varlık Barışı” ile aklanacaklar! Bir kez daha kazancının vergisini verenler Devlet tarafından enayi yerine konulmuş olacak! Zaten böyle paralar, “yabancı semaye” adı altında ekonomimize girip, yıllardır söğüşlenmemizin aracı olmuyorlar mı? Bir başka vurgun yolu da Devlet bankalarından alınan…

  • “SEN KİMSİN YA?”

    Türkiye’nin Rusya’dan özür dilemesi ile başlayan yeni dönem, Ortadoğu’daki taşları yerlerinden oynattı. Rus pasaportu taşıyan; Rakim Bulgarov ile Vadim Osmanov’un Atatürk Havalimanı’nda yaptığı intihar saldırısı üzerine yapılan değerlendirmeler bunu gösteriyor. Rusya ile yapılan anlaşma; bölge ülkelerine acil işbirliği için yol göstericidir. (1) Bölge ülkelerinin toprak bütünlüklerinin bozulması ve doğal kaynaklarının yağmalanması ancak stratejik bir zorunluluk olarak kendisini dayatan işbirliği ile önlenebilirler… Terör örgütü PKK/PYD’yi kullanarak Akdeniz’e koridor açamayacağını anlayan ABD,  görünürde savaşır gibi yaptığı IŞİD’ı, bu vahşi eylemle ileri sürerek, bölge ülkelerine gözdağı vermiş oluyor… Aynı zamanda anlaşmaya uymayan Türkiye’ye yaptırım uyguluyor. (2) ABD/AB’nin terör örgütlerini sürekli kullandığı, çıkarları ile örtüştüğü sürece de desteklediği sır değil artık. İsrail de aynı…

  • YİTİK “KURUMSAL KİMLİK”!..

      Kasabanın ağır topu, sesi titreyerek sitem etmeye başladı: “Niye CHP hakkında ulu orta konuşuyor, sağcıların yanında eleştiriyorsun?  CHP’nin yönetimini eleştirebilirsin ama “kurumsal kimliği”ne laf edemezsin, ettirmeyiz…” Hazret, belli ki kraldan fazla kralcı. Kurulmuş oyuncak gibi, soluk almadan konuşuyor: “Bu sözleri duyanlar, bir daha CHP’ye oy verir mi sanıyorsun? Partiye zarar veriyorsunuz.” Sözünü kestim. Oğlum! Ben genel başkanın, genel merkez yöneticilerinin söylediklerini tekrar ediyorum, görevlendirdikleri milletvekillerinin hazırlayıp paylaştıkları raporları eleştiriyorum. Diyorum ki: Bu sözler Atatürk’ün partisine hiç yakışmıyor. Duyanlar; “CHP bu mu?” diyerek, dudaklarını ısırıyor. Seçmenler, CHP’den umudunu kesiyorlar… Göbeği sarkık kasaba kurnazı beni işitmiyor. Kendi kendine bir görev biçmiş, onu yapmakta kararlı: “Olsun, sen yine de eleştirmemelisin, genel başkanın…

  • YAŞAR NURİ HOCA YAŞAYARAK GİTTİ!

    “Yaşar Nuri Öztürk, çağdaş bir İslam bilgini ve aydınlıkçı bir Türk filozofuydu.(1) İslam şeref ve haysiyetini, kendi onursuzlukları ile karartmaya çalışan sözde din adamlarının korkulu rüyası Yaşar Hoca… Son nefesine kadar Atatürk Cumhuriyeti’nin bilim, akıl ve çağdaşlaşma yolunda kararlılıkla mücadelesine bütün varlığı ile katıldı… Cehalet ve her türlü yobazlığa, din simsarlığına ve ahlaksızlığa karşı gücünün ötesinde savaştı… “ Prof. Dr. Şahin Filiz, Yaşar Hocayı bu vurucu tarihi cümlelerle uğurladı. Öztürk’ün arkasından “kurtulduk” diyecek kadar, kendini kaybetmiş; akıl ve bilgi fukaraları da vardı. Taşıdığı bayrağı devralmak için kollarını sıvayanlar da… Meydanı boş bulup zırvalamaya başlayanlar ise herkesten önce sahne aldı: Bolu’da İl Milli Eğitim Müdürünün 10’uncu Yıl Marşı’nı yasaklaması üzerine, yapılan…

  • Y-CHP’YE “LGBT KOTASI”!..

    HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş,Vezneciler saldırısından sonra, TAK‘ın (1) dağıtılmasını istedi!.. (2) Yalanlarınız batsın sizin! TAK‘ın son intihar eyleminde; 6′sı polis 12 kişiyi şehit eden PKK’lı canlı bomba Eylem Yaşa‘nın, tabutu PKK bayrağına sarılarak defnedildi. (3) Tabutu omuzlayanlar; PKK’nın bölgedeki militanlarıHDP’nin eş başkanlarıdır: Kayapınar Belediyesi Eş Başkanı Fatma Arşimet, Mehmet Ali Aydın; Bağlar Belediyesi eş başkanları Eşref Güler ile Birsen Kaya Akat ve HDP Diyarbakır İl Eş Başkanı Gülşen Özen… Ankara’da askeri servis aracına bombalı araçla saldırı düzenleyerek; 35 kişinin ölümüne neden olan eylemi de TAK üstlenmişti,(4) saldırıda ölen PKK militanı Abdülbaki Sömer‘in cenazesini HDP ve BDP milletvekilleri kaldırmıştı… (5) Tunceli’nin Nazimiye ilçesinde; güvenlik güçleri ile girdiği çatışmada öldürülen…

  • EYYY İRFAN EFENDİLER!..

    Sen eyyy Şehit Polis Memuru Gökhan Topçu’nun dayısı İrfan Cengiz! Sana söylüyorum dinle: Silah ruhsatın var mı, Kılıçdaroğlu’na fırlattığın mermiyi kim verdi sana, bunları sormayacağım. Cinsel taciz ve yaralama suçlarından sabıkalı olduğun söyleniyor, buna da şaşırmadım, onları da konuşmayacağız. AKP’li olman ise artı puan ama, bu yanını zerre kadar önemsemiyorum… Lakin, 12,5 milyon seçmenin temsilcisi olan ana muhalefet partisinin genel başkanına dolu mermiyi fırlatma konusunu es geçemem, geçmiyorum… Böyle bir hakkı kendinde gördün ya, helal olsun sana!.. Sorumlu ve duyarlı yurttaş bilincine sahipsin (!) hatta, çok ötesinde bir yerdesin, aferin! Demek, yeğeninin şehit olmasından Kılıçdaroğlu’nu sorumlu tutuyorsun? Sana bugün çok kullanılan bir özdeyişi anımsatmak isterim. Anadolu’da:“Eşeğini dövemeyen semerini döver” derler!..…