KONUK YAZARLAR
-
“BÖCEKLER”!..
“MİT, Geçtiğimiz Şubat ayında ‘Dinleniyorsunuz’ diye uyarmış. Bu uyarı sonrasında önce Erdoğan’ın Başbakanlık’taki makam odası aranmış, ilk böcek de burada çıkmış. Ardından Başbakan Erdoğan’ın evi ve evin altındaki ofisi didik didik aranmış. Ofiste de böcek bulunmuş”(1) Haber bu kadardı fakat yorumlar uzayıp gidiyordu!.. AKP, iktidarının 11. yılında. TSK’nin en gözde subaylarını içeri tıkılmış. TSK’nın kozmik odalarına girilip, en mahrem askeri planlar bile, didik didik edilmiş. Emniyet’te F Tipinin ne kadar etkin olduğunu öğrenemeyen bir tek ana muhalefet başkanı kalmış. Başbakan, kuşatma altında… İki ay önce bütün korumalarını değiştirmek zorunda kalmış!.. (2) Bir ara “özel yetkili savcılar” MİT Müsteşarını, PKK ile Oslo’da görüştü diye ifadeye çağırmıştı. Başbakan, “Beni de alacak mısınız”…
-
HALKI ALDATANLAR!..
CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen, “Ortada büyük bir emeğin olduğunu, 6 ayda 20 binden fazla görüş aldıklarını, özgürlükçü ve demokratik Anayasa konusunda toplumsal beklenti oluştuğunu” ifade ettikten sonra “AKP’nin tüm toplumu aldattığını” belirterek, AKP iktidarının “Başkanlık Sistemi” önerisini geri çekmesi gerektiğini” (1) söyledi… Türmen, öyle kolay kolay aldatılacak bir adam değil!.. (2) Genel seçimlerden sonra hayli uzun sayılacak bir süreyi, CHP’ye yöneltilen eleştirilere: “Efendim, onun söylediği aslında şu anlama geliyor, onu demek istememiştir; siyasette acemilikleri var, biraz daha anlayışlı olmak gerekir; kastını aşmıştır, doğru ifade edememiştir veya dili sürçmüştür” savunmaları ile geçirdim. Y-CHP yöneticilerinin devirdiği çamları düzeltmek hiç de kolay değil!.. Biteviye aynı adamların gaflarını tamir etmekle uğraşmak insanı deli edebilir. Meğerse ne kadar da safmışım! Bu beylerin ağzından çıkan her söz, bilinçli…
-
SON GELİŞMELER IŞIĞINDA ZORUNLU AÇIKLAMA
1. Yasama, yürütme veya yargıdan birini temsil eden hiç kimse, şiddetin en acımasızına, baskının en koyusuna başvurmayı olağan yöntem haline getirmiş bölücü terör örgütünü “hak savaşçısı kardeşlerimiz”den oluşan, iyiniyetli bir örgüt olarak tanıtamaz. Terör örgütünün çeşitli yöntemlerle kandırdığı kişilerin topluma kazandırılması için uğraş vermek, onların insan haklarını korumak ayrı, terör örgütüne sempatiyle yaklaşmak ayrı şeylerdir. 2. Öte yandan “demokratik özerklik”in, terör örgütünün nihai hedefi olan bağımsız devlet yolunda yalnızca kısa süreliğine mola verilecek bir duraktan ibaret olduğu unutulmamalıdır. 3. Demokratik bir hukuk devletinde terörle mücadele, insan hakları ihlal edilmeksizin yürütülür. Böyle bir devlette yöneticiler, devletin birey için var olduğunu hiçbir zaman akıllarından çıkarmazlar; terör örgütünün destek kazanmasına neden olabilecek hak…
-
TERÖR ÜZERİNE
Ülkemizde son günlerde hemen hemen her gün bir terör olayı yaşanmaktadır. Öldürme, yaralama, insan kaçırma, yol kesme, bombalama ve yakma gibi olayların gerçekleşmesi, olağan bir durum olarak algılanmaya başlanmıştır. 23 Temmuz 2012 tarihinden beri Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde PKK terör örgütüyle çatışmalar sürmektedir. PKK terör örgütü dış ilişkiler sözcüsü Ahmet Deniz çatışmalar hakkında şunları söylemişti: “Birkaç gün içinde ilçelerde kaymakamlık, askeri birimler, emniyet birimleri ve kamu kuruluşlarını ele geçirip bazı ilçelerde yönetime el koyacağız!” AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında şehit sayısı sadece 10’du ve terör durma noktasına gelmişti. AKP’nin on yıllık iktidarında ise şehit sayısı 1170’dir ve terör hızla artmaktadır. Bu sürekli artan korkunç şehit sayısı, iktidarın uyguladığı yanlış politikaların sonucudur.…
-
Ayılar, Filler ve Domino Taşları
Türkiye kendi uygulamalarındaki zikzaklar ve Batılı büyük güçlerin Ortadoğu politikaları arasında sıkışmış durumda. Ankara’nın seçenekleri ve manevra alanı daralmış bulunuyor. Önce ABD’nin Suriye politikasını ve Ankara’nın yaklaşımlarını sıralayalım… ABD’nin Suriye politikası 1) Esad’ın ve Şii ağırlıklı yönetimin ortadan kaldırılması… 2) Yerine, Sünni (ve Müslüman Kardeşler) ağırlıklı bir yönetimin getirilmesi… 3) Bu geçiş döneminde Suriye Kürtlerinin, Kuzey Irak’ta olduğu gibi bağımsız bir yönetim kurmaları… 4) Kuzey Irak ve Kuzey Suriye Kürt yönetimleri arasında bütünleşmenin sağlanarak, büyük Kürdistan konusunda en önemli iki ayağın, Akdeniz’e bağlanarak gerçekleştirilmesi… 5) Bölünme ve rejim değişiklikleri ile Suriye üzerinde, İran’ın etkisinin ortadan kaldırılması… 6) Kuzey Irak ve Kuzey Suriye Kürt yönetimleri arasında bütünleşme sağlanarak “Arap Ortadoğusu’nda İran’ın…
-
KURULTAYIN ARDINDAN
Cumhuriyet Halk Partisi 34. Olağan Kurultayı’nın, bugüne kadar yapılan söylemlerle toplumda bir heyecan ve umut yaratamadığı için, coşkunun yerine sadece yaklaşan yerel yönetim seçimlerinde yer alabilmek kaygısıyla yapıldığı söylenebilir. Basının güçlü desteği sürekli arkasında olan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu yaptığı konuşmada, çelişkili düşünceler içinde olduğunu da bir kez daha ortaya koydu. Emperyalizm karşıtlığından girip, küreselleşmenin yararlarından çıkmak, CHP’nin ilkelerinde yoktur. Zamanın ruhunu iyi okuduklarını söylerken, küreselleşmeyi ve özerkleşmeyi savunmak, CHP’nin ilkeleriyle örtüşmemektedir. CHP’nin köklerinden kopmayacağız derken, küreselleşmeyi göklere çıkarmak anlaşılabilir değildir. Bu söylem küreselleşmenin siyasal yönü, emperyalizmi kabul etmektir. Bu söylem küreselleşmenin ekonomik yönü, Uluslararası Para Fonu, Dünya Bankası gibi örgütlere boyun eğmektir. Bu söylem küreselleşmenin kültürel yönü, ulus…
-
‘DEĞİŞİM’, ‘DÖNÜŞÜM’ ‘YENİLİK’ TURUNCU DARBELERİN SLOGANIDIR!
18.7.2012 ‘DEĞİŞİM’, ‘DÖNÜŞÜM’ ‘YENİLİK’ TURUNCU DARBELERİN SLOGANIDIR! Siyasi partilere bel bağlamış olanlara, CHP’yi ‘sol’ zannedenlere, CHP’yi Atatürkçü zannedenlere özeldir, bu yazı… Zehir, şekere bulanarak verilir…Hablemitoğlu’na yaklaşan katil, silahını çiçek buketinin arkasından ateşlemiştir! Kemal Kılıçdaroğlu da, siyasi arenadaki diğer birçok zevat da, AB/ ABD/ NATO aşkını ve bağlılığını ‘anti emperyalistiz’ ‘Atatürkçüyüz’ laf salatası arkasına saklamıştır… *-*-* Dün 34. Kurultayda Kılıçdaroğlu’nun yaptığı konuşmayı iyi izleyin.. CHP hem ‘değişecek’, hem ‘özüne sadık kalacak’tır! ‘Dönüşecektir’ ‘Sistemden beslenenler değişime karşıdır!’ diye haykırıyor.. Sistem kim? Emperyalizm, AB- ABD- NATO –BM-İMF’den oluşan, bankerler yönetiminde bir dünya isteyen bir ÇETE! Kılıçdaroğlu ‘Sistem’e karşı DEĞİŞİM!’ diyor. Sonra ‘dönüşüyor!’ ‘Yolumuz, kapitalizmin ‘Orman kanunu’dur!’ diyor: ‘Hızlı balık, yavaş balığı yer!’ CHP…
-
ELİF ŞAFAK VE BÜYÜKELÇİ!..
Bu yazı, Büyükelçiye iletilmesi için yardımcısı Şirin hanıma yollandı. Sayın Şirin Erkan, Gazete ve internet sitelerinden öğrendiğimize göre, sayın Büyükelçi Elif Şafak için düzenlenen bir törende konuk olarak bulunduğu bir ülkenin geleneksel konukseverliğinden yararlanarak alışılmış, genel diplomatik davranış ve söylemlerin çok dışına çıkmış, sözde Ermeni soykırımı konusunda önyargılı, tarafgir bir tutum takınıp, Elif Şafak’ın Türk toplumunun bilinç altına çalışmasını yüreklendirici sözler sarf etmiş! Ne büyük bir gaflet! İbret ve hayretle görülmekte ki aradan uzun yıllar geçmiş ama sayın Büyükelçi ne tarihten ders almış, ne de Türk toplumunu tanımış! Fransa, 90 yıl önceki kuyruk acısını her fırsatta çıkarma arayışı içinde. Kaç tane 90 yıl geçerse geçsin, aradığını bulamayacaktır. Fransızların bu duygularını bilmemize rağmen şunu…
-
İSA GÖK'TEN MUHALEFET ŞERHİ!..
MİLLETVEKİLi İSA GÖK’TEN PARTİ MECLİS RAPORUNA MUHALEFET ŞERHİ ‘CHP iktidar ile bölünme anayasası hazırlıyor’ İsa Gök, Kurultay’a sunulacak PM raporuna muhalefet şerhi yazdı. Gök partisinin izlediği politikayı sert bir dille eleştirdi CHP Mersin Milletvekili ve Parti Meclisi üyesi İsa Gök, 34. Olağan Kurultay’a sunulacak Parti Meclisi raporuna parti yönetimine yönelik ağır eleştirilerin yer aldığı, bir muhalefet şerhi yazdı. Gök, CHP yönetimini AKP ile kol kola bölünmenin anayasasını hazırlamakla suçladı. Gök, muhalefet şerhini, Parti Meclisi’ni yöneten Genel Başkan Yardımcısı Nihat Matkap’a teslim etti. PM’deki diğer muhalif üyelerin ise rapora şerh yazmadı. “Yeni CHP” çizgisine ağır eleştiriler yönelten Gök, 6 sayfalık muhalefet şerhinde ana başlıklarla şu mesajları verdi:Karşı devrim CHP kalesine kadar…
-
MUAZZEZ İLMİYE ÇİĞ'DEN KILIÇDAROĞLU'NA…
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı Ankara Pek Sayın Başkanımız, Ankara’ya geldiğimde bana gösterdiğiniz yakın ilgiye son derece memnun olmuştum, müteşekkirim. Siz Başkanlığa çıktıktan beri sizi büyük bir ilgi ile izliyorum. Gayet huzurlu , tam bir Beyefendi duruşunuz, sorulara verdiğiniz son derece rahat yanıtlar gerçek bir siyasetçi olduğunuzun kanıtı. Ancak ne yazık ki, CHP ilk zamanki ilkelerini yitirerek sizin elinize geldi. onları eski durumuna getirmek kolay değil. Zaten Atatürk zamanında bile üyelerin bir kısmı 6 oku tam anlamış değillerdi. Özellikle layıklığı. Anlaşıldığına göre size danışmanlık yapanlar da doğru dürüst bilgili değil, çünkü size sorulan soruların yanıtlarında bazı uyumsuzluklar gördüm. örneğin: 1-Türkiye’de laiklik tehdit altında değildir, diyorsunuz. Halbuki gerçek Atatürk yolunu…























