1 MİLYON AVRO NEREDEDİR?

Atalarımızdan kalan şahane bir sözdür: “Zenginin malı züğürdün çenesini yorar.”
Benimki de o hesaptır.
☆☆☆
Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in oğlu itirafçı Mustafa Gökhan Böcek’in “mahrem görüntülerinin basına servis edilmesi ve eşinin tutuklanması” ardından savcılığa başvurarak “etkin pişmanlık” hükümlerinden yararlanmak amacıyla verdiği, önceki ifadesini yalanlayan 8 sayfalık ek ifadesinde özetle:
“Özgür Özel’in talimatıyla Veli Ağbaba’nın kendisini aradığını, babası Muhittin Böcek’in yeniden aday gösterilmesi için (TL karşılığı 30 milyon olan) 1 milyon avro talep edildiğini söyledi. Muhittin Böcek’in “gereğini yap” dediğini, bunun üzerine; Antalya’daki bazı esnaf ve iş insanlarından 10-15 gün içerisinde topladığı parayı CHP Genel Merkezinin 6. Katında parti rozetli bir yetkiliye teslim ettiğini” belirtti.
Tam yerine gelmişken bir manzara koymak istiyorum.
Yaslanın arkanıza ve dinleyin.
20 Mart 2026 tarihli Yeni Şafak Gazetesi’nden aynen aktarıyorum:
Ara başlık: “Böcek’ten para alıp aday yaptı”
Devamı şöyle:
“Gürlek, ‘15 Ocak 2024’te Manisa’da benzinliğe uğruyor. Muhittin Böcek’in itirafçı olma durumu vardı. Orada Özgür Özel’e kendisinin adaylığı konusunda bir para iddiası var. Bu konuda da baz istasyonu çalışmaları var, ortaya konuldu, dosyada da var…”
☆☆☆
Muhittin Böcek’in yeniden adaylığı için para verildiği iddiası var.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, paranın Manisa’da bir benzin istasyonunda verildiğini söyledi.
Mustafa Gökhan Böcek ise paranın CHP Genel Merkezi’nde teslim edildiğini ifade tutanağına geçirdi…
Muhittin Böcek de oğlunun anlattıklarının doğru olduğunu kabul etti…
☆☆☆
Burada tekrar arkanıza yaslanarak dinlemenizi istiyorum:
Dikkat ettiğiniz gibi Muhittin Böcek’in yeniden belediye başkanı adayı gösterilmesi için CHP Genel Merkezi’nin istediği para; Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ifadesine göre Manisa’da bir benzin istasyonunda Özgür Özel’e teslim edilmiş, Mustafa Gökhan Böcek’in ifadesine göre para CHP Genel Merkezi’nin 6. Katında yakasında parti rozeti olan birine teslim edilmiştir.
Bu iki ifade aynı anda doğru olamaz!..
☆☆☆
Bu noktada benim aklıma hukuk gelir.
Roma hukukunda “Falsus in uno, falsus in omnibus” (“Bir konuda yalancı olan, her konuda yalancıdır”) kuralı vardı.
Kim yasan söylüyor bilemem, ama Roma hukukunda gelen bu kural bizde biraz değiştirilip yumuşatılarak uygulanmaktadır, onu biliyorum.
Yani bir kişinin bazı konularda yalan söylediği tespit edilirse: Hâkim onun diğer anlatımlarını da şüpheyle değerlendirebilir ama otomatik olarak tüm beyanları “yok hükmünde” saymaz.
Tanığın yalan söylediği düşünülürse: beyanın güvenilirliği azalır, başka delillerle destek aranır, bazı kısımları kabul edilip bazı kısımları reddedilebilir.
Bu yaklaşım Yargıtay kararlarında sıkca görülür…
☆☆☆
İmdi CHP’ye oy verenlere bir sorum var:
Size göre Muhittin Böcek Antalya Belediye Başkanlığına aday olmak için 1 milyon avroyu “bağış” olarak mı “borç” olarak mı yoksa “rüşvet” olarak mı verdi?
☆☆☆
Sondan başlayarak devam edelim:
“Rüşvet” olarak verdiyse, bu onun bir dava adamı olmadığını; 1 koyup 3 almak anlayışı ile hareket ettiğini gösterir.
1’i koyduktan sonra 3’ü nereden alacaktı onu hiç merak etmiyorum.
Şüphe yok ki şu ya da bu şekliyle belediyenin kasasından alınacaktı.
Yani halkın cebinden.
Peki, bu eylemin adı nedir?…
☆☆☆
Gelelim ikinci seçeneğe:
“Borç” olarak verdiyse, bu defa bir borç senedini göstermek gerekmez mi?
Bu durumda CHP yönetimine şu soru sorulacak:
Para ihtiyacınızı neden halktan bağış toplayarak değil de özel şahıslardan borç olarak alarak karşılıyor ve partiyi şahıslara borçlu duruma getiriyorsunuz?..
☆☆☆
Yukarıdaki iki seçeneği zayıf olasılıklar olarak değerlendiriyor ve eliyorum…
☆☆☆
Geriye “bağış” seçeneği kalıyor.
Bu defa “siyasi partilere bu miktarda bağış yapmak yasal mı?” sorusu önümüze geliyor.
Önce ona bakalım:
2026 yılı için bir kişinin bir siyasi partiye yapabileceği yıllık bağış üst sınırı yaklaşık 634 bin TL belirlenmiştir.
Bugünkü kurla 1 milyon avro yaklaşık 53 milyon TL ediyor.
Bu durumda: 53.000.000 TL ÷ 634.000 TL ≈ 84 kişi ediyor.
Yani teorik olarak, her bir kişi yasal üst sınırdan bağış yaparsa, yaklaşık 84–85 kişi ile 1 milyon avroluk bir kaynak toplanabiliyor…
☆☆☆
Peki, o zaman bu kişilerin kimler olduğunu açıklamak gerekmez mi?
Gökhan’ın “esnaf ve iş adamı” olarak tarif ettiği bu kişiler CHP’nin başkanlığı kazanması sonrasında yaptıkları bağışların karşılığını isterler mi?
Yok daha neler!
Bence istemezler…
☆☆☆
Gerçekten de “bağış” seçeneği akla daha yatkındır.
O zaman bu miktarda bir bağışın parti gelirleri arasında yer alması gerekiyor.
Peki, yer alıyor mu?
Almıyor…
☆☆☆
Bu durumda kayıt altına alınmayan 1 milyon avroyu; kaynağı belirsiz, usulsüz veya kayda geçirilmemiş gelirler olarak kabul etmek gerekecektir.
Doğal olarak da –para ele geçirildiğinde– en yaygın yaptırım olan hazineye irat kaydedilme müessesesi işletilecektir.
Sonuç olarak usulsüz gelirin, belgesiz bağışın veya kanuna aykırı yardımın “Hazine’ye irat kaydedilmesine” karar verebilir…
☆☆☆
Siyasi partilerin kesin hesapları Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından incelenir.
Kuşkumuzu gidermek için de AYM’nin 2024 yılı raporlarına bakmamız gerekiyor.
Hiç zahmete girmeyin, AYM raporlarda böyle bir saptama yok.
Ayrıca ortada böyle bir para da yok ki, hazineye irat kaydedilebilsin…
☆☆☆
Aklımı kurcalayan başka bir soru daha var:
Verildiği iddia edilen, fakat ele geçirilemeyen bu 1 milyon avro, ilk seçimde CHP’ye yapılacak olan hazine yardımından kesilebilir mi?
Bunu araştırmadığım için bilmiyorum…
Gerçekten bilmiyorum!..
☆☆☆
Gelelim parti yöneticilerinin ceza sorumluluğa:
Bu olayın gerçekleştiği saptanırsa duruma göre; sahte belge, muhasebe hilesi, zimmet benzeri fiiller ve mali (vergi) suçlar işlenmiş olacaktır.
Mali inceleme için Sayıştay ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) konu ile ilgili haberleri ihbar kabul ederek kendiliğinden harekete geçebilir.
Hazırlanacak raporlar, bir ceza davası açılmasını gerektiriyorsa, söz konusu raporlar iddianame olarak kabul edileceği için doğrudan ceza davaları açılabilir…
☆☆☆
Görüldüğü gibi, hiçbir aşamada savcılığa düşen bir görev yoktur…
Ama nedense siyaset ve savcılık baş rollerdedir…
Av. Cemil Can


